Masallar1 Yaş Masalları2 Yaş Masalları3 Yaş Masalları4 Yaş Masalları5 Yaş Masalları6 Yaş Masalları7 Yaş MasallarıAnadolu MasallarıÇocuk HikayeleriDini MasallarEski MasallarHikayelerKorku HikayeleriUzun Masallar

Yalan Söylememek İçin Söz Veren Ali

Bir varmış bir yokmuş… Asırlar önce insanların ilim ve hikmet sahibi olmak için çok uğraştığı, her türlü zorluğun üstesinden geldiği bir dönem varmış. Çocuklar erken yaşta ailelerini ve köylerini terk etmek zorunda kalıyor. Uzun yıllar yurt dışında, köyden ve aileden uzakta yaşıyorlarmış.

Bir zamanlar küçük bir kasabada zeki, uyanık bir çocuk yaşarmış. Bu çocuğun adı Ali’ymiş, Ali küçük yaşlardan itibaren bilime çok meraklı bir çocukmuş. Küçük yaşlardan itibaren öğrenme merakını yenemeyen Ali, buna dayanamayarak uzak diyarlara gitme kararını annesine bir keresinde şöyle anlatmış;

Ali: “Anne ben ilimler diyarı, âlimler şehri Bağdat’a ilim öğrenmek için gitmek istiyorum. Bırak gideyim’’ demiş.

Annesi gözleri yaşlarla dolu olsa da çocuğunun öğrenme sevgisine engel olmak istemeyerek: “Kalbim seninle yurtdışında yaşamaya hazır değil oğlum! Ama öğrenme aşkını biliyorum. Allah seni korusun, git ve içindeki sevgiyi bulmak için dinle. Ama sana tavsiyem: sakın yalan söyleme, bana söz ver!’

Ali annesine ne olursa olsun ne kadar zor olursa olsun yalan söylemeyeceğine söz vermiş. Annesi de Ali’nin başını okşayarak eşyalarını hazırladı. Bavulunun içine Ali’nin yanına kırk altın koyarak: “Ali bak oğlum! bavuluna içine kırk altın koydum. Zor zamanlarda harcayacağın paradır. Ali annesine teşekkür etti. Kervanla Bağdat’a gitmeden önce elini öptü ve helallik istedi

Kervan Bağdat’a giderken, hırsızlar kervanın yolunu kesti. Bu acımasız soyguncular, kervanın mallarını, altını ve hepsini aldı. Haydutlardan biri sonunda Ali’ye geldi. Bu çocuğun çok fakir olduğunu anlayan soyguncu:

Haydut: ‘Söyle bana çocuk, üzerinde hangi değerli eşyaların var?’

Ali, hırsıza hiç düşünmeden cevap verdi: “Kırk altınım var.

Soyguncu şaşırdı. Ayrıca çocuğun ifadesine yüksek sesle güldü: ‘ Demek Kırk altının var’ diyerek dalga geçti. Ali’nin ciddi olduğunu gören haydut lideri Ali’ye yaklaşarak: ‘Peki o kırk altınlar nerede?’ diye sorunca Ali bavulunu gösterdi. Soyguncular hemen bavulun içini açtı. Çocuğun dediği gibi bavulun içinde kırk altın vardı. Bu duruma haydutlar çok şaşırdı:

Haydut: ‘Neden bize altının olduğunu söyledin? Neden bizden saklamadın?

Ali: Gitmeden önce anneme söz verdim. “Ne olursa olsun ne kadar zor olursa olsun, yalan söylemeyeceğim” dedi. İşte bu yüzden üzerimdeki altınları size anlatmak zorunda kaldım.

Soyguncuların hepsi çocuğun sözlerine şaşırmıştı. Hepsi kendi düşüncelerine dalmıştı. Sonunda, haydut lideri şunları söyledi:

 “Bu çocuğa selam olsun! Bu çocuk sözünden dönmemiş adam gibi olacak! Peki ya biz? Kaç kere tövbe ettik de Allah’ın razı olmadığını, günah dediği şeyleri yapmaya devam ediyoruz. Sözümüzü tutamadık, Şu andan itibaren bu çocuk benim dönüm noktam. Yaptığın bütün kötülüklerden ve insanların malına el koymaya tövbe ediyorum! Bir daha böyle şeyler yapmayacağız!

Diğer haydutlar durumdan etkilenerek: “Hepimiz pişmanız. Tüm yaptıklarımız için tövbe ediyoruz! Dediler.

Yalan söylemeyen dürüst davranışlarıyla çocuk, soyguncuları iyi bir insan yapmıştı.

Diğer masallarımız için masal oku tıklayınız…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu